Altın Fiyatlarında Şok Gelişme! Sefer Humar'dan Sonbahar için Beklentiler
Gram altının 7000 lira seviyesinden gördüğü sert gerileme, yatırımcıların "Altın ne kadar daha düşer?" sorusunu gündeme taşıdı. Bu durumda, piyasalardaki düzeltmelerin ne kadar süreceği ve dip seviyelerin hangi noktalarda olacağı merak ediliyor.
Ekonomist Dr. Sefer Humar, yaz dönemi ile ilgili kritik piyasa tahminlerini Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş ile paylaştı. Jeopolitik gerginlikler ve faiz beklentileri doğrultusunda altın piyasasının geleceğini değerlendiren Humar, 5500 lira seviyelerine vurgu yaptı.

Piyasalarda yaşanan bu ciddi gerilemenin nedenini nasıl yorumlarsınız?
Ekonomist Dr. Sefer Humar: Altın piyasasındaki bu son düşüşü yalnızca bir neden ile açıklamak hatalı olur. Uzun bir süredir, beklentiler gerçeklerin önüne geçmişti. Gram altının 7000 liraya kadar çıkması, piyasada "altın sürekli yükselecek" algısını doğurdu. Fakat finansal piyasalarda, hiçbir varlık tek yönlü hareket etmez. Güçlü yükselişlerin ardından düzeltmeler oldukça olağandır.
Yaz mevsiminde olmamız bu durumu etkileyen önemli faktörlerden biri. Yaz aylarında konut alımı, araç alımı, düğün döneminin başlaması ve artan nakit ihtiyacı nedeniyle birçok yatırımcı altınlarını bozduruyor. Bu da piyasada bir satış baskısı yaratıyor.
Diğer yandan, Orta Doğu'daki artan gerilim petrol fiyatlarını yükseltmekte. Ancak bu durum, aynı zamanda yüksek enflasyon ve faiz beklentilerini de yeniden gündeme getiriyor. Yüksek faiz oranlarının bir süre daha devam edeceği beklentisi altın üzerinde baskı oluşturuyor. Bu dönemde, güvenli liman algısı yerine faiz beklentisi daha fazla dikkate alınıyor.
| Piyasalarda ciddi bir gerileme görülüyor. Bunun sebebi sizce nedir? | Ekonomist Dr. Sefer Humar | Son dönemdeki altın geri çekilmesini tek bir nedene bağlamak mümkün değil. Uzun süre beklentiler gerçeğin önüne geçmişti. Gram altının 7000 TL’ye kadar yükselmesi, “altın sürekli yükselecek” inancını oluşturdu. Ancak finansal piyasalarda hiçbir varlık tek yönlü hareket etmez ve bu nedenle düzeltmeler olağandır. Yaz döneminin başlaması da bu süreçte etkili oldu. Yaz aylarında konut ve araç alımları, düğünler ve artan nakit ihtiyacı yatırımcıları altınlarını bozdurmaya yöneltti. Bu da piyasada satış baskısını arttırdı. Orta Doğu’daki çatışmalar ise petrol fiyatlarını yükseltirken, yüksek enflasyon ve faiz beklentilerini yeniden ortaya çıkardı. Uzun süre yüksek kalacak faiz beklentisi, altın üzerinde baskı yarattı. Bu durumda güvenli limanlar değil, faiz beklentisi öne çıktı. |

Gram altın 7000 TL seviyelerinde düzelme sürecine girdi. Yatırımcı bunu nasıl değerlendirmeli?
Ekonomist Dr. Sefer Humar: Öncelikle belirtmek gerekir ki; altın güvenli bir liman olmasına rağmen her zaman kazandıran bir yatırım aracı değildir. Son dönemlerde altın etrafında güçlü bir hikâye yaratıldı. Ancak şu an baktığımızda, altını kısa vadede 7000 TL'nin üzerinde tutacak güçlü ve kalıcı bir hikâye göremiyorum. Jeopolitik gelişmeler, kısa süreli yükselişler getirebilir ama bunların kalıcı olacağını düşünmüyorum.
Uluslararası piyasalarda büyük hedge fonların altına olan ilgisinin azaldığını da görmekteyiz. Küresel fonlar artık sadece altına değil, farklı yatırım araçlarına da yönelmekte. Bu durum, altındaki yükseliş isteğinin geçmişten daha sınırlı olmasına yol açıyor.
Bugün 7000 TL'den alım gerçekleştiren yatırımcıların çoğu beklediği getiriyi göremediği için doğal olarak endişeli. Ancak piyasaların en pahalı duygusu paniktir.
Kişisel olarak, ben aşağı yönlü düzeltmenin henüz tamamlanmadığı düşüncesindeyim. Yaz dönemi içerisinde gram altının 5500 TL seviyelerine doğru gerileyebileceği ihtimalini göz ardı etmiyorum. Hatta, küresel şartların kötüleşmesi durumunda 5500 TL'nin altında yeni testlerin görülebileceği öngörülüyor. Bu tamamen benim kişisel piyasa tahminimdir.
| Altının Durumu | Gram altın 7000 TL'den düzeltme sürecine girdi. |
| Ekonomist Dr. Sefer Humar'ın Görüşleri | Altın güvenli bir liman ancak her zaman kazandıran bir yatırım aracı değil. Kısa vadede 7000 TL'nin üzerine çıkacak güçlü bir hikâye görünmüyor. Jeopolitik gelişmeler kısa vadeli yükselişler yaratabilir ama kalıcı olmayacak gibi görünüyor. |
| Uluslararası Piyasa Eğilimleri | Büyük hedge fonların altına olan ilgisi azalmış durumda. Küresel fonlar artık farklı yatırım araçlarına yönelmekte. Bu nedenle altındaki yükseliş isteği geçmiş dönemlere göre kısıtlı. |
| Yatırımcı Endişeleri | 7000 TL seviyesinden alım yapan yatırımcıların çoğunluğu beklediği getiriyi elde edemediği için kaygılı. Piyasalardaki en pahalı duygunun panik olduğu belirtiliyor. |
| Kişisel Beklenti (Dr. Sefer Humar) | Aşağı yönlü düzeltmenin henüz tamamlanmadığı düşünülüyor. Yaz döneminde gram altının 5500 TL seviyelerine doğru geri çekilebileceği tahmin ediliyor. Küresel koşullar kötüleşirse, bu seviyenin de altına inmek mümkün olabilir. Bu, tamamen kişisel piyasa beklentimdir. |

Yaz sonunda yatırımcılar "Dip neresi?" sorusuyla kafalarını meşgul ediyor. Beklentileriniz neler?
Ekonomist Dr. Sefer Humar: Yaz sonuna kadar altında güçlü bir yükseliş beklentim yok. Altındaki büyük ralliler genellikle aniden ortaya çıkmaz. Çoğunlukla savaş, jeopolitik krizler veya Hürmüz Boğazı gibi küresel enerji arzını etkileyen olaylar, fiyatları hızla yukarı çeker.
Aynı zamanda, bugün piyasalarda kalıcı bir hikâye göremiyorum. Dolayısıyla bazen haber alımına bağlı olarak hızlı sıçramalar olsa da, bunların sürdürülebilir olmasını beklemiyorum.
Kişisel olarak, yaz sonuna kadar gram altında yeniden 7000 TL'nin görülmesinin zor olduğu kanaatindeyim. Aşağı yönlü düzeltmeler ise 5500 TL seviyelerine devam edebilir.
Ekonomide çok sevdiğim bir söz vardır: "Piyasalar beklentileri satın alır, gerçeği fiyatlar."
Bugün altın piyasasında tam olarak bunu gözlemlemekteyiz.

ALTINI SATAN YANILIR
Altın bulunduran veya satın almayı düşünen yatırımcılar nasıl hareket etmelidir?
Ekonomist Dr. Sefer Humar: Yatırımcıların altın yükselirken değil, düştüğünde değerlendirmesi gerektiğine inanıyorum.
Tek bir seferde alım yapmak yerine fiyatlar düştükçe kademeli alım yapmak hem maliyet yönetimi hem de psikolojik açıdan daha sağlıklı bir yaklaşımdır. Çünkü piyasalarda dip noktayı bulmaya çalışmaktan ziyade, doğru maliyet oluşturmak daha önemlidir.
Özellikle 6000 TL'nin altındaki seviyelerin dikkatle izlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Eğer fiyatlar 5500 TL'ye ve altına yaklaşırsa, uzun vadeli düşünen yatırımcılar için alım fırsatları doğabilir. Ancak bu tamamen benim kişisel piyasaya dair bir öngörüm olup, kesinlikle yatırım tavsiyesi değildir.

Özellikle şöyle bir noktayı vurgulamak isterim: "Altın kısa vadede yükselmeyecek gibi gözüküyor. O halde elimdeki altını satayım." düşüncesi bence yanlıştır.
Çünkü altın, bir hisse senedi değildir. Altın, enflasyona, jeopolitik risklere ve belirsizliklere karşı portföyü dengeleyen, ihtiyaç duyulduğunda kolayca nakde çevrilebilen ve nesilden nesile aktarılabilen benzersiz bir yatırım aracı olarak değerlendirilmelidir. Ben altını her zaman bir miras yatırımı olarak görüyorum.
İnsanlar kriz dönemlerinde yalnızca yatırım amaçlı değil, ihtiyaç duyduklarında kolayca nakde çevirebilmek için de altın taşımaktadırlar. Konut, araç alımı gibi durumlarda veya beklenmedik harcamalarla karşılaştıklarında ilk başvurdukları varlıklardan biri altındır. Bu açıdan altın, yalnızca bir yatırım değil, aynı zamanda finansal bir güvence aracı olarak öne çıkmaktadır.

YATIRIMCIYA ÜÇ KRİTİK TAVSİYE
Yatırımcılara her zaman şu üç yaklaşımı öneriyorum: "Altın yükseldiğinde heyecan, düşerken ise fırsat doğurur."
"Kazanan yatırımcı, fiyat yerine maliyetini yöneten kişidir."
"Piyasada acele edenler sıkça hata yapar; sabredenler ise zamanın gücünden yararlanır."
Son olarak, belirtmek isterim ki burada paylaştığım tüm fiyat beklentileri ve değerlendirmeler kesinlikle yatırım tavsiyesi değil, tamamen kişisel piyasa öngörülerimdir. Her yatırımcının risk algısı, yatırım süresi ve mali hedefleri birbirinden farklıdır. Bu nedenle, kararlar kişisel mali durum dikkate alınarak verilmelidir.