Petrol Krizi Sinyalleri! Yeni Gelişmelerle Durum Ne?
Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla birlikte petrol fiyatlarının varil başına 200 dolara kadar ulaşabileceği öngörülüyordu. Beklenen fiyat artışı şu ana kadar gerçekleşmedi. Yıl başından bu yana yaklaşık %20 değer kazanan petrol, şu anda ABD tipi ham petrol fiyatının 70 dolar seviyelerine düştüğü gözlemleniyor.
Küresel petrol krizinin en zor döneminin geride kalıp kalmadığı, ya da piyasalardaki rahatlamanın geçici mi olduğu soruları gündemde. Motley Fool yatırım programında konuyu ele alan Tyler Crowe ve Lou Whiteman, fiyatların kontrol altında kalmasında kriz öncesindeki arz fazlası, stratejik petrol rezervleri ve Çin'in ithalatındaki önemli düşüşün etkili olduğunu belirtiyor.
KRİZE ARZ FAZLASIYLA GİRİŞ YAPILDI
Tyler Crowe, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının yatırımcılar açısından uzun zamandır "felaket senaryosu" olarak düşünüldüğünü ifade etti. Ancak piyasada yaşanan ilk korkunun o denli bir etki yaratmaması birkaç önemli gelişmeye bağlanıyor.
Petrol piyasası, uyuşmazlığın başlangıcında talebi aşan bir arz ile girmiş durumda. Yani dünya, sevkiyatların kesilmeye başladığı bir zamanda belirli bir miktarda stok avantajına sahipti. Boğazın tekrar açılabileceğine dair umut verici mesajlar, yatırımcıların bu kesintinin geçici olabileceği yönündeki beklentilerini tazeledi. En büyük destek ise stratejik rezervlerin varlığı oldu.
Crowe'den edinilen bilgilere göre, ABD, Avrupa ve Japonya gibi ülkeler, kriz süresince stratejik rezervlerinden toplamda yaklaşık 1,3 milyar varil petrolü piyasalara sürdü. Bu hamle, Hürmüz Boğazı'ndan kaynaklanan arz kaybının fiyatlara daha sert yansımasını engellemiş oldu.
ÇİN’DE İTHALAT GÜNLÜK 5 MİLYON VARİL DÜŞTÜ
Petrol piyasasını rahatlatarak önemli bir katkı sağlayan diğer bir gelişme ise Çin'den geldi. Ülkenin petrol ithalatı, günlük yaklaşık 5 milyon varil azaldı. Hürmüz Boğazı'ndan çıkan petrol miktarında yaklaşık 13 milyon varillik bir açığın mevcut olduğu düşünüldüğünde, Çin’deki talep kaybı oldukça kritik bir durum arz ediyor. Stratejik rezervlerin satışları ve diğer bölgelerdeki talep azalmasını da göz önünde bulundurulduğunda, piyasadaki açığın büyük bir bölümü dengelenmiş durumda.

Ancak Çin’in sahip olduğu petrol rezervinin tam büyüklüğü açıkça bilinmiyor. Ülke, stratejik stoklarıyla ilgili ayrıntılı bilgiler paylaşmamaktadır. Deniz üzerindeki tankerlerdeki petrol miktarları uydu görüntüleriyle izlenebiliyor fakat yer altındaki büyük depolarda ne kadar petrol olduğu konusunda yalnızca tahminler yapılabiliyor.
Lou Whiteman, Çin'in muhtemel bir Tayvan gerginliği veya dış ticaretteki olası kesintilere karşı şimdiye kadar düşünülenden daha büyük bir petrol rezervi oluşturmuş olabileceğini belirtiyor.
Whiteman, Çin’in küresel ekonomik çöküşün kendi ihracatını olumsuz etkileyeceğini isteyemeyeceğini ifade ederek, ülkenin ithalat azaltımının diğer ülkelere petrol bulma konusunda fayda sağladığını dile getirdi.
“STRATEJİK REZERVLER SINIRLI DÖNEMDE KULLANILABİLİR”
Fiyatların düşmesi, krizin sona erdiği anlamına gelmiyor. Crowe, mevcut fiyat dengesinin büyük ölçüde geçici tedbirlerle sağlandığını vurguladı.
Stratejik petrol rezervlerinin piyasaya olan etkisini belirten Crowe, "Bu durumu sonsuza dek sürdüremeyiz." yorumunu yaptı.
Yaklaşık dört aydır devam eden krizin Hürmüz Boğazı’ndaki petrol akışının yıl sonuna kadar normale dönmemesi durumunda piyasadaki baskının artabileceğini kaydeden Crowe, böyle bir altı aylık kesintinin mevcut yöntemlerle yönetiminin daha da zorlaşacağını söyledi.

RUSYA’DAKİ KAPASİTE DÜŞÜKLÜĞÜ DE BASKIYI ARTIRIYOR
Petrol piyasasını tehdit eden unsurlar yalnızca Hürmüz Boğazı ile sınırlı değil. Rusya'nın Ukrayna ile süren çatışmaları sırasında rafineri ve ihracat kapasitesinin kaybı, küresel arz için bir risk oluşturuyor.
Bu nedenle rezervlerin azalmasıyla birlikte Rusya'daki kapasite kayıplarının aynı döneme denk gelmesi, petrol fiyatlarının yeni bir artışa yönelmesine neden olabilir.
Bugün gözlemlenen 70 dolarlık fiyat, piyasanın rahatlardığını gösteriyor. Ancak bu rahatlama oldukça hassas bir durumda.
BAE ALTERNATİF BORU HATLARIYLA ÇÖZÜM ARIYOR
Körfez ülkeleri, Hürmüz Boğazı’na olan bağımlılığı azaltmak amacıyla yeni çözümler peşinde. Birleşik Arap Emirlikleri, petrolün boğaza girmeden transfer edilmesini sağlayacak boru hattı projeleri üzerinde çalışıyor.
Ancak yeni bir boru hattı ve ihracat limanının altı ay içinde tamamlanması pek olası görünmüyor. Bu projelerin etkisi, daha çok önümüzdeki birkaç yıl içinde hissedilecektir.
Uzmanlar, yaşanan krizin küresel enerji sistemini zaman içerisinde daha dirençli hale getirebileceğini belirtiyor. Farklı ihracat rotalarının oluşturulması, gelecekteki benzer krizlerin etkilerini azaltma potansiyeline sahip. Ancak kısa vadede piyasanın hâlâ stratejik rezervlere ve düşen talebe bağlı olduğu ifade ediliyor.