Altın Fiyatlarında Şok Düşüş! Orta Doğu Gerilimi Yükselişi Engelleyemedi

Altın Fiyatlarında Şok Düşüş! Orta Doğu Gerilimi Yükselişi Engelleyemedi

Genellikle savaş ve jeopolitik kriz dönemlerinde güvenli bir liman olarak kabul edilen altın, bu sefer beklenmedik bir şekilde değer kaybına uğradı. Haftalık dönemde yaklaşık %2,6 oranında düşüş gösteren ons altın, yeni haftaya 4 bin 11 dolar civarında başladı.

Piyasalarda altına olan talebin artmasından çok, yükselen petrol fiyatlarının enflasyon üzerindeki baskısı ve merkez bankalarının para politikalarının etkisi fiyatlamalarda ön plana çıktı.

PETROL FİYATLARINDAKİ ARTARAK FAİZ BEKLENTİLERİNİ GÜÇLENDİRİYOR

Ham petrol fiyatlarındaki ani artış, ABD'nin tahvil faizlerinin ve doların değer kazanmasına yol açtı. Bu durum, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz oranlarını uzun bir süre yüksek tutabileceği yönündeki beklentileri güçlendirdi.

Faiz getirisi bulunmayan altın, artan tahvil getirileri karşısında yatırımcıların gözünde cazibesini bir miktar kaybetmiş durumda.

ENFLASYON VERİLERİ KISA SÜRELİ DESTEK SUNDU

ABD'de haziran ayında tüketici enflasyonunun %4,2'den %3,5 seviyesine düşmesi ve üretici fiyatlarının aylık bazda %0,3 oranında gerilemesi, altın fiyatları üzerinde haftanın ilk bölümünde olumlu bir etki yarattı.

Bu verilerin ardından Fed'in yeni bir faiz artışı gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceği yönündeki spekülasyonlarla ons altın kısa bir süreliğine 4 bin 60 doların üzerine çıktı.

PETROL RALLİSİ ZAMANI GÖLGELİYOR

Altındaki yükseliş uzun sürmedi. ABD ile İran arasındaki gerilim sonrası Brent petrol fiyatları haftalık %16 artarak 88 dolara yaklaşırken, WTI petrolü de 82 doların üzerine çıktı.

Enerji fiyatlarındaki artışın yeniden enflasyonu yukarı çekebileceği endişesiyle altın perşembe günü 4 bin dolar seviyesinin altına indi. Ancak, haftanın son işlem gününde sınırlı bir toparlanma yaşandı.

PİYASALAR FAİZ POLİTİKALARINA ODAKLANDI

Artan enerji maliyetleri, üretim ve taşıma giderlerini yükseltirken, enflasyonun beklenenden daha uzun süre yüksek kalacağı öngörülerini de güçlendirdi.

Bu nedenle yatırımcılar, jeopolitik gelişmeler yerine Fed'in para politikası ve faiz kararlarına daha çok ilgi göstermeye başladılar.

Vadeli piyasalarda Fed'in eylül ayına kadar bir kez daha faiz artırma olasılığı %58 seviyesinde fiyatlanıyor. Güçlü dolar da, ABD dışındaki yatırımcılar için altını daha pahalı hale getiriyor.

MERKEZ BANKALARI ALTIN ALIMLARINA DEVAM EDİYOR

Kısa vadeli yatırımcılar satış yaparken, merkez bankaları altın alım işlemlerini sürdürüyor. Çin, haziranda yaklaşık 15 ton altın alarak, kesintisiz alım serisini 20 aya çıkardı.

Dünya Altın Konseyi'ne göre mayıs ayında merkez bankalarının net altın alımı 41 ton seviyesine ulaştı. Rezerv çeşitlendirme amacıyla gerçekleştirilen bu alımlar, altın fiyatları açısından uzun vadeli destek oluşturmayı sürdürüyor.

ALTIN ETF'LERİNDE DİKKAT ÇEKİCİ ÇIKIŞLAR

Altına dayalı borsa yatırım fonlarında satış eğilimi dikkat çekiyor. Haziran ayında küresel altın ETF'lerinden yaklaşık 8,9 milyar dolarlık net çıkış gözlemlenirken, bu satışların büyük bir kısmı Kuzey Amerika kaynaklı oldu.

ETF varlıklarında yılın ilk yarısında sınırlı bir artış yaşansa da, kurumsal yatırımcı ilgisi geçen yılın aynı dönemine göre daha zayıf kaldı. Uzmanlar, güçlü bir yükseliş trendinin oluşabilmesi için ETF'lere kalıcı fon girişlerinin başlaması gerektiğini değerlendirmekte.

BU HAFTADA HANGİ VERİLER İZLENECEK?

28-29 Temmuz tarihlerindeki Fed toplantısının öncesinde, piyasalar daha sakin bir veri takvimine hazırlanmakta.

Yatırımcılar; ABD-İran geriliminin durumu, petrol fiyatları, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, ABD tahvil faizleri, haftalık işsizlik maaşı başvuruları, öncü PMI verileri ve Avrupa Merkez Bankası'nın alacağı kararları dikkatle takip edecek.

Petrol fiyatlarında yaşanabilecek olası geri çekilmeler ya da ekonomik verilerdeki zayıflamalar, faiz artışı beklentilerini düşürerek altına destek sağlayabilir. Öte yandan, güçlü ekonomik veriler ve petroldeki yeni artışlar, doların değer kazanmasına ve dolayısıyla altın üzerindeki satış baskısının devam etmesine yol açabilir.

TEKNİK GÖRÜNÜMDE 4 BİN DOLAR SEVİYESİ ÖNEM ARZ EDİYOR

Teknik analiz sonuçlarına göre ons altın, 3 bin 958 dolardan gelen tepki alımlarının ardından 4 bin 23-4 bin 25 dolar aralığındaki düşüş trendini test ediyor.

Fiyatın 50 ve 100 periyotluk üstel hareketli ortalamaların altında işlem görmesi, temkinli bir görünümün devam ettiğini gösteriyor. Ayrıca, RSI göstergesinin 48 seviyesine yaklaşması, satış baskısının bir miktar azaldığını işaret ediyor.

4 bin 25 dolar seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda, 4 bin 81, 4 bin 138 ve 4 bin 200 dolar direnç seviyeleri gündeme gelebilir. Olası geri çekilmelerde ise 4 bin dolar ve 3 bin 958 dolar destek seviyeleri olarak öne çıkmakta; bu seviyenin kırılması halinde satış baskısının 3 bin 898 dolara kadar derinleşeceği değerlendiriliyor.

UZUN VADEDE DESTEK, KISA VADEDE BASKI

Merkez bankalarının düzenli altın alımları, düşük enflasyon verileri ve küresel jeopolitik riskler, altının uzun vadeli görünümünü desteklemeyi sürdürüyor.

Diğer yandan, artan petrol fiyatları, güçlü ABD tahvil getirileri ve Fed'in yeniden faiz artırabileceği beklentisi kısa vadede altın fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Bu nedenle piyasalardaki 4 bin dolar seviyesi, kritik bir eşik olarak izlenirken, altının yönü büyük ölçüde jeopolitik gelişmelerden ziyade petrol fiyatları ve Fed'in para politikaları tarafından belirlenecek gibi görünüyor.