IBAN ile Yapılan Hatalar Sizi Hapisle Yüzleştirir! Avukat Sungur Karaduman'dan Kritik Uyarılar

IBAN ile Yapılan Hatalar Sizi Hapisle Yüzleştirir! Avukat Sungur Karaduman'dan Kritik Uyarılar

Banka hesabınız, sadece para alışverişleri için kullanılan bir araç olmanın ötesinde, yanlış kullanıldığında yaşamınızı alt üst edebilir. Sosyal medya ve internet aracılığıyla "Hesabını kullan, komisyon kazan" gibi teklifler sunan dolandırıcılar, bireyleri ciddi hukuki sorunlarla karşı karşıya bırakıyor.

Peki, IBAN ile yapılan her işlem tehlikeli mi? IBAN ile gerçekleştirdiğimiz hangi işlemler hukuki yaptırımlara yol açıyor? Avukat Sungur Karaduman, hesabını üçüncü şahısların kullanımına açan kişilerin karşılaşabileceği sorunları ve bu durumu nasıl aşabileceklerini Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'a ayrıntılı bir şekilde açıkladı.

IBAN ile paylaştığımız ya da gerçekleştirdiğimiz işlemler hangi durumlarda suç oluşturabilir?

Avukat Sungur Karaduman: Toplumda en yaygın yanlış anlamalardan biri, sadece IBAN numarasının paylaşılmasının suç oluşturduğuna dair düşüncedir. Oysa hukuki açıdan sorun, IBAN’ın ne amaçla, kim tarafından ve hangi niyetle kullanıldığıdır.

Günlük yaşamda, ticari işler, kira ödemeleri veya mal ve hizmet satışları gibi yasal işlemler nedeniyle IBAN paylaşmak elbette suç teşkil etmez. Ancak risk, banka hesabınızı, banka kartınızı, internet bankacılığı şifrenizi veya mobil bankacılık bilgilerinizi, tanımadığınız ya da güvenilirliğinden emin olmadığınız kişilerin kullanımına bıraktığınızda başlar.

SUÇTAN ELDE EDİLEN GELİRLERİN AKIŞINA DAHİL OLDUNUZ

Son zamanlarda ekonomik suç soruşturmalarında karşılaştığımız en yaygın yöntemlerden biri, bireylere "Hesabınıza para gelecek, siz de bunu başka bir hesaba aktaracaksınız.", "Bunun karşılığında komisyon kazanacaksınız." veya "Bu tamamen ticari bir işlem." gibi ifadelerle banka hesaplarının kullanılmasını sağlamaktır. Bu durum, kişi farkında olsun ya da olmasın, suçtan elde edilen gelirin transfer zincirinin bir halkası haline gelmesine neden olmaktadır.

Bugün Cumhuriyet savcılıklarının ve kolluğun dikkat ettiği temel soru şudur: Bu hesap, sahibinin olağan ekonomik faaliyetlerinin bir parçası mı, yoksa üçüncü şahısların kullanımına bilerek tahsis edilmiş bir araç mı?

Çünkü dolandırıcılık, yasadışı bahis veya suçtan kaynaklanan mal varlıklarının aklanması suçlarında, suç örgütleri genellikle kendi hesaplarını kullanmamaktadır. Parasal hareketleri, üçüncü şahısların hesapları aracılığıyla gerçekleştirmeye çalışır; böylece hem paranın kaynağını gizlemeyi hem de izini kaybettirmeyi hedeflerler.

Bu nedenle, vatandaşların unutmaması gereken önemli bir gerçek vardır: Bir banka hesabı sadece para transferi için bir araç değildir; aynı zamanda hukuki sorumluluk doğurabilecek kişisel bir güven unsuru olarak da değerlendirilebilir. Hesabınıza giren paranın kaynağını makul ve hukuken açıklanabilir şekilde gösteremediğiniz her işlem, sizi beklenmedik bir ceza soruşturmasının muhatabı yapabilir.

CEZA KANUNLARINDAN HABERSİZ OLMAK MAZERET DEĞİLDİR

Pek çok kişi, hesabını kullandırdığı kişilerin suç işlediğinden haberdar olmadıklarını savunuyor. Hukukta "iyi niyet" veya "bilmiyordum" savunması geçerli mi?

Avukat Sungur Karaduman: Bu noktada sıkça duyduğumuz savunma, "Ben suç işlendiğini bilmiyordum." ifadesidir.

Öncelikle, Türk Ceza Kanunu’nun 4. maddesi gereğince, ceza kanunlarını bilmemek bir mazeret teşkil etmemektedir. Ancak, pratikte tartışılan birçok durum genellikle farklıdır. Asıl mesele, bireyin hesabının ne amaçla kullanıldığını bilip bilmediği, bunu anlayabilip anlayamayacağı ve olayın özellikleri doğrultusunda gerekli özeni gösterip göstermediğidir.

Ceza hukukunda "Ben bilmiyordum." demek tek başına ne birini kurtarır ne de mahkûm eder. Hukuk, içinde yalnızca beyanlara değil; olayın bütününe ve somut delillere dikkate alır.

Mahkeme, hesabın neden kullanıldığı, para hareketlerinin niteliği, kişinin elde ettiği menfaat, para transferlerinin olağan yaşam akışı içerisinde açık bir şekilde izah edilebilir olup olmadığını ve tüm delilleri birlikte değerlendirir.

Örneğin, tanımadığı bir kişiye banka hesabını kullandıran, bunun karşılığında komisyon alan ve hesabı üzerinden çok sayıda farklı kişiden para giriş-çıkışları meydana gelen biri, yalnızca "Ben bilmiyordum." demesi çoğu zaman yeterli olmayacaktır.

DELİLLERLE DESTEKLENMELİ

Buna karşın, gerçekten dijital dolandırıcılığa maruz kalan, kimlik bilgileri kullanılarak mağdur edilen veya yalnızca banka hesabı bilgileri dışındaki bilgilerinin kötüye kullanıldığı kişilerin hukuki durumu farklı bir biçimde değerlendirilir. Ceza hukukunun temel ilkelerinden biri, kişinin yalnızca kendi hatası ve kendi eylemi doğrultusunda sorumlu tutulabilmesidir.

Bu nedenle, iyi niyet iddiasının hukuki anlam kazanabilmesi için, somut olayın şartları ve eldeki delillerle desteklenmelidir. Hukuk, yalnızca ifadeye bakmaz; olayın bütününe yönelik bir değerlendirme yapar. Banka hesabı başkalarının eline geçtiğinde, o hesap üzerinden gerçekleştirilen yasadışı işler gibi dolandırıcılık eylemlerinden hesap sahibinin nasıl ceza alacağını anlamak oldukça önemlidir.

Bu konuda toplumda iki yaygın yanlış anlayış vardır. İlk olarak, suçtan kaynaklanan para gelen herkesin otomatik olarak cezalandırılacağı düşüncesidir. İkincisi ise "Ben bu parayı kazanmadım, sadece hesabımdan geçti." ifadesinin her durumda sorumluluğu ortadan kaldıracağı yanılgısıdır. Her iki yaklaşım da hukuken geçerlilik taşımamaktadır. Ceza hukukunda banka hesabı suç işlemez; hesabı kullanan kişinin niyeti değerlendirilmektedir.

Bir Cumhuriyet savcısı dosyayı incelerken yalnızca banka hareketlerine değil, aynı zamanda para transfer zinciri, dijital kanıtlar, iletişim kayıtları, mali analizler ve diğer delillerin tamamını dikkate alır. Burada asıl sorulan soru şudur:

"Bu kişi suçtan elde edilen para hareketlerinde tesadüfen mi yer aldı, yoksa bilerek ve isteyerek mi katkıda bulundu?"

Eğer soruşturma sonunda, kişinin hesabını üçüncü şahıslara kasten kullandırdığı, suçtan elde edilengelirlerin aktarımlarına aracılık ettiği veya suçu kolaylaştırdığına dair yeteri kadar delil toplanırsa; somut olayın özelliklerine bağlı olarak, dolandırıcılık, yasadışı bahis, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması gibi suçlar doğrultusunda ceza sorumluluğu gündeme gelebilir.

Üstelik, bu durum yalnızca hapis cezasıyla kısıtlı değildir. Suçun niteliğine göre adli para cezaları, malvarlığına ilişkin koruma önlemleri ve uzun süren ceza soruşturmalarının getirebileceği ciddi hukuki ve ekonomik sorunlar da ortaya çıkabilir.

Ekonomik suç dosyalarında göz ardı edilen en büyük hata, banka hesabının sıradan bir ödeme aracı olarak değerlendirilmesidir. Ancak bankalar genellikle suçların işleniş biçimini açıklayan en önemli kanıtlardan biridir.

HESABINI KULLANDIRAN BİR KİŞİ NE TÜR CEZALARLA KARŞILAŞABİLİR?

Banka hesabını kullandıran birinin karşılaşabileceği en ciddi hukuki sonuçlar nelerdir?

Avukat Sungur Karaduman: Hesabını başkalarının kullanımı için açan bir kişi, yalnızca ifade vermekten ibaret olmayan daha ağır sonuçlar ile karşılaşabilir. Somut olayın içeriğine bağlı olarak hapis cezası, adli para cezası ve çeşitli koruma tedbirleri uygulanması gündeme gelebilir.

Kesin olan, kişinin hangi suçlara karıştığı, olayda üstlendiği rol, suçtan elde edilen menfaat, mağdur sayısı ve delillerin bir araya geldiği durum olacaktır. Örneğin, tek bir mağdura yönelik sıradan bir eylem ile çok sayıda mağdurun zarar gördüğü organize bir para transfer ağı, hukuken farklı değerlendirilecektir. Aynı şekilde zincirleme suç hükümleri veya iştirak hükümleri söz konusu olduğunda ise, kişinin karşılaşacağı hukuki sonuçlar da daha da ağırlaşabilir.

Ayrıca, soruşturma sırasında banka hesaplarına getirilen bloke işlemleri, malvarlığı koruma tedbirleri, dijital belgelerin incelenmesi ve ticari faaliyetlerin olumsuz etkilenmesi gibi durumlarla da karşılaşılabilmektedir. Özellikle iş insanları ve şirket yöneticileri için bu süreç, sadece ceza hukuku açısından değil, ticari itibar ve güven ilişkileri bakımından da ciddi sonuçlar doğurabilir.

KOLAY KAZANÇ KABUSA DÖNEBİLİR

Bu nedenle vatandaşlara en önemli tavsiyem şudur:

Kolay para kazanma iddiasıyla hiçbir koşulda banka hesabınızı üçüncü şahısların kullanımına bırakmayın. Kısa vadeli görünen bir gelir, yıllarca sürebilecek ceza yargılamaları ve geri dönüşü zor hukuki sonuçların başlangıcını oluşturabilir.

Bir vatandaş, hesabının başka biri tarafından kullanıldığını fark ettiğinde ne yapmalıdır?

Avukat Sungur Karaduman: Bu tür bir durumda en önemli faktör zamandır. Ceza hukukunda bazen doğru zamanda atılan bir adım, soruşturmanın seyrini doğrudan etkileyebilir. İlk olarak, ilgili bankaya hemen bildirimde bulunmak gerekir; hesap güvenliği sağlanmalı, gerekiyorsa hesap kullanımı kısıtlanmalı, banka kartları iptal edilmeli ve internet bankacılığı şifreleri değiştirilmelidir.

Daha sonra, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk birimlerine başvurulmalı ve olaya dair bildirim yapılmalıdır. Ancak şunu özel olarak belirtmek isterim ki: Bankaya başvuru yapmış veya suç duyurusunda bulunmuş olmak, kişinin cezai sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Ayrıca, bu başvurular da otomatik olarak kişinin mağdur olduğunu göstermez. Her durum, kendi delilleri ve koşulları çerçevesinde ele alınmalıdır.

Bu süreçte telefon kayıtları, mesajlaşmalar, dekontlar ve diğer dijital bilgiler kesinlikle korunmalıdır. Bazen tek bir mesaj kaydı veya mevcut bir dekont, kişinin suçun faili mi yoksa mağduru mu olduğunu belirlemede kritik bir rol oynayabilir.

Son olarak, özellikle belirtmek isterim:

Günümüzde banka hesabı yalnızca bir finansal araç değil, aynı zamanda bireyin hukuki güvenliğinin bir unsuru olmalıdır. Kimliğinizi tanımadığınız birine teslim etmemeniz gerektiği gibi, banka hesabınızı, banka kartlarınızı ve dijital bankacılık bilgilerinizi de aynı titizlikle korumalsınız. Çünkü ceza hukukunda en etkili savunma, çoğu zaman soruşturma süreci başladıktan sonra değil, hukuki riskler ortaya çıkmadan önce alınan doğru önlemlerdir.