İnsanoğlunun Geleceğini Tehdit Eden Nükleer Mezar: 433 Metre Derinlikte, 100 Bin Yıl Sürecek Kilit!

İnsanoğlunun Geleceğini Tehdit Eden Nükleer Mezar: 433 Metre Derinlikte, 100 Bin Yıl Sürecek Kilit!

Finlandiya'nın Eurajoki kasabasında, yaklaşık 1.9 milyar yıl yaşındaki son derece dayanıklı ve kararlı ana kayanın içine inşa edilen jeolojik nükleer atık deposu Onkalo (Fince'de "mağara" anlamına gelir), açılış için gün sayıyor.

1950'li yıllardan bu yana nükleer enerjiyi kullanan ülkelerin en büyük sorunlarından biri olan "radyoaktif atıkların güvenli bir biçimde depolanması" problemine dünya genelinde kalıcı bir çözüm öneren Finlandiya, bu konuda öncü olma yolunda ilerliyor.

İsveç ve Fransa gibi komşu ülkeler de nükleer atıkların depolanması için benzer projeler üzerinde çalışıyor, ancak Finlandiya, yer altı depo çözümü geliştiren ilk ülke olma unvanına çok yaklaşmış durumda.

Finlandiya Radyasyon ve Nükleer Güvenlik Otoritesi'nin (STUK) aylık nihai raporunu onaylayarak işletme ruhsatını vermesi bekleniyor. Nükleer operatör TVO'nun CEO'su Philippe Bordarier, tesisin bu yılın sonunda veya en geç 2024 yılının başında faaliyete geçmesini umut ettiklerini dile getiriyor.

GÜVENLİK 100 BİN YIL SÜRMELİ

Onkalo'nun geniş ve nemli tünellerinde, kullanılan nükleer yakıtlar binlerce yıl boyunca son derece radyoaktif kalmaya devam edecek. Başlangıçta, Baltık Denizi kıyısındaki Olkiluoto nükleer santralinde geçici olarak su içinde tutulan atıklar bu tünellere aktarılacak.

Onkalo, toplamda 6.500 ton uranyum depolama kabiliyeti ile Finlandiya’nın mevcut beş nükleer reaktöründen elde edilen tüm kullanılmış yakıtı kalıcı olarak bulunduracak şekilde tasarlandı.

Nükleer atık yönetimi alanında faaliyet gösteren Posiva tarafından 2004 yılında inşasına başlanan ve yaklaşık 1 milyar euro (1.16 milyar dolar) maliyetle tamamlanan bu geniş tünel ağı, 100 yıl boyunca aktif olarak kullanılması planlanıyor. Ancak yeni reaktörlerin yapılması durumunda bu süre uzatılabilir.

Tünel sistemi depolama aşaması sona erdiğinde tamamen mühürlenecek. Uzmanlar, bu yapının en az 100.000 yıl boyunca, yani nükleer yakıtın radyoaktivite seviyesinin doğal uranyum cevheri seviyesine düşene kadar tamamen güvenli kalması gerektiği görüşündeler.

BAKIR KAPSÜLLER VE BETON TIKANÇLAR NASIL KORUYACAK?

Sahada, kullanılmış nükleer yakıtlar, aşınmaya karşı son derece dayanıklı büyük bakır kapsüller içerisine yerleştirilerek depolanacak. Bu kapsüller, yer altındaki tünellere açılan derin deliklere indirilecek ve çevreleri bentonit kili ile sıkıca doldurulacak. Kimyager Lauri Parviainen, bentonit kilinin yerinde kaldığı sürece sistemin tam anlamıyla güvenli olacağını belirtiyor. 300 metre uzunluğundaki bir bertaraf tüneli dolduğunda, çelik takviyeli büyük beton tıkaçlarla kapatılacak.

BUZUL ÇAĞLARI VE GELECEKTEKİ RİSKLER

STUK nükleer güvenlik uzmanı Jarkko Kyllonen, projenin gelecekte 1 milyon yıl süresince yaşanabilecek senaryoları ve muhtemel riskleri değerlendirdiklerini ifade ediyor. Atıkların tehlike potansiyeli göz önüne alındığında, kapsüllerin ilk 10.000 yıl boyunca sağlam kalmasının hayati öneme sahip olduğunu vurguluyor.

Uzun vadede en büyük riskler arasında bakır kapsüllerin korozyona uğraması veya gelecekte yaşanabilecek buzul çağları sırasında görülebilecek şiddetli depremler yer almakta. Ancak yapılan pek çok bilimsel risk analizi, şu ana kadar olumlu sonuçlar göstermiştir.

Onkalo projesi, Finlandiya'da geniş bir destek bulmuş durumda.

Ülkede nükleer enerjiye yönelik toplumsal güven seviyeleri tarihi bir zirveye ulaşmışken, Finlandiya Doğa Koruma Derneği gibi çevre örgütleri, nükleer atıkların binlerce yıl boyunca güvenli bir şekilde saklanabileceğini iddia etmenin kimse için mümkün olmadığını belirterek projeye eleştirel bir bakış açısı sunmaya devam ediyor.